BBC İslam

İman etmeden mücadele edilemez mücadele etmeden de iman etmiş olunmaz.

Ziyaretçi Defteri



Web sitemize hoşgeldiniz Sitemiz Hakkında ki Görüşlerinizi Yazarsanız seviniriz sitemizin içeriği hakkında ki görüşleriniz vs.

bbcislam@hotmail.com

İlginiz İçin Teşekkürler

24 Yanıt to “Ziyaretçi Defteri”

  1. islomboli said

    siteniz hayırlı ugurlu olsun

    • 19aslan05 said

      islomboli heryerdesin bakıyorum

  2. berae24 said

    Allah razı olsun… hayırlı olsun siteniz

  3. Kamil Tiryaki said

    Husu ile Niyet_Teslimiyet

    Sabah Namazi: Boyut – hissi ( Duygusal_Saf )
    Günes isisi yeryüzüne düsmeden evvel yeni bir niyet ile Aski husu icinde Teslim olmak,
    ögle vaktine kadar bu niyeti Halis tutmak,

    Ögle Namazi: Boyut – Akli ( Sabit_Denge )
    Akli ile Aski bulmak,Sabit bir düsünceyle Dengeli olmak,

    ikindi Namazi Boyut – iradi ( istek_arzu )
    Günes isisi yeryüzünden gitmeden evvel Hissi ve Akli iradesi ile istegini arzulamak,

    Aksam Namazi: Boyut – Mütemadi ( Tek_Yükselis )
    Hissi ve Akli iradesi ile istegi arzularinda Mütemadi kalmak,

    Yatsi Namazi: Boyut – Haya ( Nefis_Terbiye )
    Günün Askini Haya ile teslim etmek,Nefsi Terbiyeyi Tefekkür ile bitirmek.

  4. scalingthemount said

    siteniz süper Allah razı olsun sizden

  5. islamic said

    kardeşler video bölümünden video nasıl ındırebılırım allah rızası ıcın bırı yardım etsın..

    • islamic life said

      bildiğim güzel islamic videolar var ayrıca bu videolarıda indirmeyi biliyorum bu konuda yardımcı olurum

  6. islamic said

    bu arada siteye koydugunuz vıdeolar çok farklı..yenı her yerde rastlayamadıgımız turden..Allah hepınzden razı olsun..çalışmalarınızda başarılar…yukardaki soruma bı cevap yazarsanız duacınız olurum..

  7. bbcislam said

    islamic kardeşim ordaki videoları indiremessin ben indirme linklerini vermedim ama inş artık indirme linkleride verecem

  8. havva said

    Ölüm, yaşadığımız bu fani hayatın sona ermesi ve ebedi olan ahiret hayatına açılan kapıdır Ruhun, bedenin ve cismin esaretinden kurtulması, hayatını cesetten bağımsız bir halde sürdürmesidir
    Ademoğlunun ilk yaratıldığı ruhlar aleminden ana rahmine, oradan da bu dünyaya gelmesi gibi, belli bir süre için kabre intikali, kıyametin vuku bulmasıyla birlikte tekrar bedenle birleşerek ahiret yurdunda yaşamaya başlamasıdır ölüm
    Ruh, bedeninden sıyrılıp dünyadan ayrılırken kendisine aykırı her şeyi atmaktadır Bunun için kişinin son deminde imanını açıklamasına çok önem verilir Zira kişi ölüm anında her şeyden sıyrılarak, benliğinde saklı gerçek kişiliğini açığa vurur Yani kalbimiz, iç dünyamız çıplak yüzüyle bu anda ortaya çıkar, gerçekte nasıl yaşamışsak öyle ölürüz
    Dünya nasıl geçici ise, içinde bulunan bütün canlılar da geçicidir, ölümlüdür Öleceğinin şuurunda olan tek canlı ise insanoğludur Ölüm insanoğluna o derece yakındır ki, ölümsüzlüğü hayal bile edemez Fakat garip bir tecelli olarak ölümü de tahayyül edemez Zira bu konuda tecrübî bilgisi yoktur Bu sebeple ölümü anlamak ve yorumlamak için ilâhi bilgiye, peygamberlerin bildirdiklerine başvurmak zorundadır
    Ömrün uzatılması mevzusu ne kadar heyecanla konuşulsa da, yaşlanma ne kadar geciktirildi dense de kesin olan şu ki, yolun sonunda mutlaka ölüm var Hayat kadar gerçek olan, hatta hayattan daha gerçek olan şey o Bu ilâhi bir kanundur ve asla değiştirilemez “Her nefs ölümü tadacaktır” ( Âl -i İmran, 185)
    Vaktini saatini sadece Cenab -ı Mevlâmız’ın bildiği, her an her yerde önümüze çıkabilecek ecele karşı hazır olmaktan başka hiçbir yol yoktur Bu hazrılığın nasıl olması gerektiği Mukaddes Kitabımız ve Sünnet’i Nebeviyye’de açıklanmıştır Temel ilke şudur ki, dünya hayatında yapılan zerre kadar iyiliğin ve yine zerre kadar kötülüğün ahirette karşılığı vardır Hiçbir şey unutulmaz, yok olmaz, hasıraltı edilemez O halde kişi ömrünü sürekli bir kontrol ve murakabe içinde tamamlamalıdır
    Ebedi hayatın kapısı, hesaba giden yolun ilk durağı olmasının yanında, tek başına ölümün kendisi son derece düşündürücüdür Ölen insan artık hiçbir şekilde geri dönemeyeceği bir yola girmiştir Yapayalnız Ne eş-dost, ne akraba, ne başka biri Her şey ve herkes onun bir daha asla ulaşamayacağı bir yerde kalmıştır Ailesi, sevenleri son kez veda etmişler, gözyaşları arasında uğurlamışlardır Yıkanır, kefenlenir, tabuta konulur, cemaatten haklarını helal etmeleri istenir, nihayet üzeri toprakla örtülür Telkini de yapıldıktan sonra, orada, kendi yalnızlığında bırakılır Bundan böyle yaşayanlarla tek münasebeti, ruhuna ithaf edilen sureler, dualardan ibaret olacaktır Münker ve Nekir adlı sorgu meleklerinin karşısındadır şimdi Dünyadaki haline göre ya kabrini genişletip cennet bahçesine çeviren cevaplar verecek ya da cehenneme döndürecek cevaplar Kıyamet kopuncaya dek orada, kabir aleminde bekleyecek
    Kıyamet bütün kainatın ölümüdür Ve elbette bütün canlıların Dört büyük melekten biri olan İsrafil as’ ın sûr’a ilk üfürmesiyle gerçekleşir İkinci üfürmesiyle bütün ölüler tekrar dirilecek, ruhlar bedenlerle birleşip mahşer yerine toplanacaktır Orada, her anı kayıtlara geçmiş olan dünya hayatının hesabı verilecektir “En büyük mahkeme” de denilen o günde Hakimler Hakimi olan Allah’ın yargılaması sonucu, herkes ne yapmışsa onun karşılığını muhakkak alır
    Mademki ölmeden önce yapılanların hesabı öldükten sonra verilmektedir, o halde insan sürekli ölümü hatırlamalı, günlük hayatını ve davranışlarını ona göre ayarlamalıdır Bu da ancak ölümü tefekkürle elde edilir Dinimiz’in ziyaretgâh olarak gösterdiği yerlerden biri de kabristanlardır
    Ölümü, ahiret hayatını düşünen kişinin kalbinde bir yumuşama ve tabii bir hüzün hali oluşur Bu da insanın kalbinin dünyevî hırs ve tutkularla katılaşmasını engeller Yani ölümü tefekkür, insan için bir nevi ilaçtır Nefsinin istek ve arzularına engel olur, maneviyatını geliştirir
    “Ölmeden önce ölünüz” hadis-i şerifi, en yüzeydeki anlamıyla, müminden ölümü çok hatırlayarak kişinin nefsine gem vurmasını, süfli emellerden arınmasını tavsiye eder Bu yola giren insan, bir noktadan sonra Allah için yaşamaya ba ş lar Her nefesini O’nun için alır, O’nun için verir
    Kişi ölümü düşünmekle her an kendisini hesaba çeker ve kontrol altında tutar Hayatının ilâhi kurallara uyup uymadığını, yaptıklarında samimi olup olmadığını, davranışları önüne konduğunda mahcup olup olmayacağını muhasebe eder Nefs muhasebesi de budur zaten Bu muhasebenin neticesi, yaşanan her anı, Allah’la birlikte olma idrakiyle yaşamaktır
    Nereden gelip nereye gittiğini bilen insan bir yolcu gibidir Dünyayı yolculuğun kısa bir molası olarak görür Bir ağacın altında gölgelenen, birazdan kalkıp gidecek bir yolcu hali içinde gideceği ebedi yurdunu düşler, orası için hazırlanır
    Bu hazırlığın en önemli unsurlarından biri, bu yolculukta bir rehber edinmek ve salihlerle birlikte olmaktır Ancak böyle bir yolculuk insanı güvenle hedefine ulaştırır Ayrıca kişinin ahirette sevdikleri ile beraber olacağı hatırlanırsa, dünya hayatında kimlerle bir ve beraber olunduğu büyük önem kazanır
    İnsanoğlu kendini hesaba çekmesiyle, tüm yaşantısını Kur’an’ın ahkâmına göre düzenlemesi, geçmişi ve geleceğini denetlemesiyle varlığını Rabbi’ne teslim eder Her an, her nefes Allah’ın huzurunda olduğu idraki çok müthiş bir hesaptır aslında Her müslüman günün sonunda hesabını yapıp, günahını sevabını gözden geçirmeli, o gece öldüğünü düşünmeli, ölüm döşeğinden kabre ve haşre kadar ölümü düşünüp yaşamalıdır İslâm’ı daha güzel yaşayamamasına üzülüp hüzünlenmeli, böylece yumuşayan kalbiyle Rabbi’ne bol bol yalvarıp istiğfar etmelidir
    Ölüm karşısında insanlar farklı farklıdır Kimi ölümden korkar; hatta bahsinin bile edilmesine tahammül edemez Oysa ölümden korkulmamalı, ona hazırlıksız olmaktan korkulmalı ve hazırlanmalıdır Çünkü mümin için ölüm zannedildiği gibi korkunç ve kötü değildir Gidilecek yerde bu dünya ile mukayese edilemeyecek güzelliklerin beklediği ümit edilir
    Kul ölümle Rabbi’ne kavuşur Nasıl O’ndan geldiyse yine O’na dönmüştür Bu fani hayatın geçici tatlarıyla oyalanmak bitmiş, ebedi hayat başlamıştır Dünya hayatı nice sıkıntı ve meşakkatlerle doludur İman edip güzel ameller işleyenler ölümle bu sıkıntıları geride bırakır, asla bitmeyecek saadete ulaşır
    Hayatı da, ölümü de yaradan Allah Tealâ’dır O’nun yarattığı her şeyde bir güzellik, bir hikmet vardır Hayatı da ölümü de güzelleştiren şey, insanın yararlı ve güzel amelleridir Eğer bu yoksa, ne dünyada ne de ahirette huzurdan söz edilebilir
    Öyle ise asıl olan ölümden korkmak değil, ona hazırlık yapmak, adeta ölmeden evvel ölmektir Bunu başarabilenler, Cenab -ı Mevlâ’nın ölümsüzlüğü tatmış sevgili kullarıdır

  9. zihninniyeti said

    s.a,

    güzel site hazırlamışsınız, tebrik ederim. ama neden adı “bbcislam”. bbc, islam ümmetine en büyük darbeyi vurmuş ingilizlerin resmi ideolojisinin propaganda aygıtı değil mi? bbc’yi bir sıfat olarak algılayacak olsaydık yada onu sıfatlarla donatacak olsaydık onun için ne diyecektik? islam’la kafir bir milletin propaganda aygıtının yanyana telafuzu doğru değildir. foxislam, cnnislam, kanaldislam diye bir şey nasıl olmazsa bbcislam’da olmaz.

    açık söyleyeyim isim ve içeriğin uyumsuzluğu, bazı istihbarat gruplarının ip adresi toplamak için kurduğu bir site izlenimi veriyor. şüphe yaratıyor.

    bu konuda açıklama yaparsanız sevinirim.

    selamlar

    • bbcislam said

      ismi cahilce açıldı site zaten artık yazı yazmıyoruz ve kapalı sayılır ismini değiştiremediğimiz için böyle kaldı

  10. zihninniyeti said

    başka bir isim altında wordpress’de yeni bir site kurup “içe aktar” ile blok nakil yapılabiliyor sanırım.
    ayrıntısını iyi bilmiyorum ama bunca emeğe yazık olması da üzücü.
    kolay gelsin, tebrikler başarılar

  11. busenaz said

    paylaşımlarınız çok güzel ALLAH(C.C.)razı olsun.

    bizlerde sizleri aramızda görmek isteriz. http://www.kusursuzcihad.com

  12. Anonim said

    kuran bize çookkk önemlidir

  13. bilal said

    kuran bizim için çookk önemlii

  14. mutedeyyin said

    ilk önce bbc ne demek çok merak ettim bildiğimiz bbc mi acaba eğer öyleyse çok itici genel olarak siteye baktığımda bidatci sapık bir görüntüsü yok ama kapsamlı bakmadım Allah cc islamla dertlenenlerden olmamızı bizlere nasip eder inaşşallah

    • bbcislam said

      Evet bbc ilk açtığımda google.com sitesinde üst sıralarda yer almak ve bbc’nin ismi yazıldığında bizim sitenin adının çıkması amaçlanmıştı zaten site pasif durumda ALLAH Razı olsun

    • islamic life said

      bbc yahudilerin değil mi?

  15. Ayşe said

    Siteniz çok iyi olmuş. Başarılar.

  16. Anonim said

    MENHEC FARKI

    Ebu mus’ab el-muhacir

    Günümüz dünyasında hiçbir gün yoktur ki yeni bir fıkhi konu baş göstermesin ve bu konuların peşine takılan Müslümanlar birbirlerine düşman olmasın. Bu konular üzerinde öyle hararetle duruluyor ki, sanırsın ki yeni bir vahiy gelmiş veya şimdiye kadar hiç kimseye ulaşmamış ta Rasulullah’ın yeni bir hadisi sadece kendilerine ulaşmış sanırsın. Halbuki bu din bin beş yüz seneye yakın bir zaman önce tamamlandı ve kemale erdi yani zerre kadar bile bir açıklık bırakmadı Allah.

    Müslümanlar bunları da çok iyi bildikleri halde sanki dindeki görevleri her gün yeni bir konu bulup Müslümanların gündemine oturtup günlerce hatta aylarca bu konuları konuşmak ve de konuşturmaktır sanki görevleri. İşte bundan dolayıdır ki, bugün bir çok kardeşimizin kafası karmakarışık bir halde, öyle bir kavram kargaşası ve aynı konuda o kadar fikir var ki o kadar olur. Müslümanlar bir çıkmazın içerisinde hapsolmuş durumda. Ne zaman ki Müslümanların birbirlerine karşı kalplerinde azda olsa buğz oluşturacak konuların üzeri küllense piyasada yeni, genç ilim talebeleri bu üzeri küllenmiş konuların adeta küllerini açıp ateşin tekrar yanmasına vesile oluyorlar ama bunun farkında değiller.

    Farklı ülkelerde birkaç ay veya birkaç yıl şer’i eğitim alan kardeşlerimiz ülkelerine döndüklerinde öyle fırtınalar estiriyorlar ki. genç, heyecanlı, almış olduğu ilmin tazeliği ve kanı vücudunda hızla dolaşmaya devam eden kardeşler, ve netice olarak iman küfür fetvaları adeta havada uçuşuyorlar. bunun neticesinde şıpsevdim Müslüman gençler de hemen tabi olmak durumunda hissediyor kendisini sözde bu dik duruşa ve net tavra.

    Bu üzeri küllenmiş fitne ateşi de dinin asıllarından yola çıkılıp fer’i meselelere girdiklerinin farkında bile olmayıp halen dinin asıllarını konuştuklarını zannettikleri, sahabe de dahil olmak üzere günümüze kadar gelen ehli sünnet alimlerinin dahi kendi aralarında netleştiremediği herhangi bir konuda onlarca görüş beyan edilen fıkhi konulardır, fıkhi konulardır çünkü ehlisünnet alimleri arasında dinin asıllarında görüş ayrılıkları söz konusu bile değildir. Hakkında onlarca görüş belirtilen bir konu fıkhi konudur, fıkhi konudan dolayı da aslen Müslüman olan birisine tavır alınamaz tekfir hiç edilemez.

    Ama bunun adı menhec farkı olarak ortaya konulmuş ve bu menheçte olmayanların çoğu tekfir edilmiş, bazıları hakkında, tekfir etmeyiz ama selam vermeyip selamını da almayız, arkasında namaz kılmayız, kestiğini yemeyiz (Böyle yapan kimseler için tekfirin tarifi nasıldır onu da merak etmiyor değilim tabi) deyip tavır alınmış.

    Bu genç kardeşlerimiz işi daha da ilerletmiş kendi sınırları dışına taşmışlar taşmaları da gerekiyordu tabii ki kendilerince.

    Dünyanın dört bir yanında Allah’ın dini yeryüzüne hakim olsun diye savaşan mücahit alimlere, komutanlara vs. çünkü onlarla da menheçleri farklıydı bu kardeşlerin. Nereden anladılar bu farkı, söz sahibi kimselerin birkaç konuşmalarını dinlediler veya oralarda birkaç hafta veya birkaç ay kalan ve utanmadan sıkılmadan dönmelerine mazeret olarak oradaki kardeşlerin itikatlarının sağlam olmadığını ve net olmadıklarını dillerine dolayan kişilerin sözlerine uyarak , kendi itikatlarını kendilerine sorma gereği bile duymadan, ağızlarından çıkan bir kelimeyle tüm haçlıların kalbine korku salan kimseler hakkında hükümlerini verdiler. Nedir bu hüküm. “Menheç farkından dolayı uzak durmak”. Bu kimseler hakkında hüküm verenler onlara tabi olanların yanında devede bir tüy mesabesinde bile olmadıklarının farkında değiller.

    Menhec farkımız var dedikleri insanlar bu gün ne işle meşguller kendileri neler yapıyorlar farkında bile değiller.

    Menhec farkımız var dedikleri insanlar Kendilerinin de sorumlu oldukları; İslam’ın ayaklar altından kaldırılması, İslam dininin yeryüzüne hakim olması, Müslüman kadınların ırzlarının korunması ve Müslüman esirlerin kurtarılması için mallarını ve canlarını ortaya koymuş iken kendileri nelerle uğraşıyorlar farkında bile değiller.

    Menhec farkımız var dedikleri insanlar vela ve bera konularını fiili olarak bizzat en büyük düşman olan haçlılara karşı ortaya koyarken, kendileri Müslümanlar arasında uyguladıkları vela ve bera nın dışına çıkamadıklarının farkında bile değillerdir.

    Menheclerinin farklı olduğunu söyledikleri kimseler vesilesiyle Allah tüm dünyadaki haçlıların kalbine korku salarken, uçaklarla, helikopterlerle ve insansız uçaklarla her gün tepelerine bomba yağarken bile korkmazken, acaba biz kimlerin kalbine korku salabiliyoruz veya tam tersi bizler mi tağuttan korkuyoruz yoksa tağut mu bizden korkuyor diyerek düşünmeleri gerektiğinin bile farkında değiller.

    Şeytan bu kardeşlere karşısındaki kişilerin Müslüman olduğunu ona karşı merhametli olması gerektiğini unutturmuş.

    Bu nasıl bir menhectir ki? hiç kimsenin menhecine uymuyor?

    Bu nasıl bir anlayıştır ki? hiçbir şeyi Allah’a havale etmiyor?

    Bu nasıl bir menhectir ki? kendilerinin de fetvalarıyla amel ettikleri alimler bile menheç farkımız var dedikleri mücahitlerle hareket etmektedir. Onları destekliyor, çocuklarını onların yanına gönderip şehit veriyor ve aynı zamanda onlara destek verdiklerinden dolayı da cezaevlerinden çıkmıyorlar, böyle olduğu halde destek vereceklerini de her fırsatta dile getiriyor, ama hiçbir zaman bizim onlarla menheç farkımız var dediklerini duyamazsın.
    Bu nasıl bir menhectir ki? dünya Müslümanlarından nerede olursa olsun fertler ve guruplar halinde menhecimiz farklı dedikleri kimselere her geçen gün tabi oluyorlarken kendileri bir avuçtur farkında bile değiller.
    Bu nasıl bir menhectir ki? Kendisine tabi olanları en ufak bir konuda bile Müslüman kardeşine tavır almaya ve tekfirin şartları oluşmadan korkusuzca cesurca onu tekfir etmeye zorluyor veya zorunlu hissettiriyor.
    Aklı selim bir insan, kendisine tabi olduğu hocasına sürekli sabrı, on düşünüp bir konuşmasını, Müslümanlara karşı asıl olanın hüsnü-zan beslemesi gerektiğini, onlara merhamet göstermesi gerektiğini vs. telkin etmelidir. Başındaki kişilerin ilim ehli olduğunu, daha iyi düşünebileceğini ve ona akıl vermenin kendisinin haddi olmadığını düşünmemelidir. Böyle bir düşünce kendisinde görülen kimse kendisini bu konuda sofilerden farklı görmesin.
    İlim ehli veya talebesi olan kimselere de yakışan almış olduğu ilmin kendisini pişirmesini beklemeden, olgunlaşmadan, ilmini hayatın tecrübeleriyle harmanlamadan, İslam siyasetini iyice anlamadan insanlara fetva vermekten uzak durmasıdır.
    Genç yaşlarına ve birkaç konunun dışındaki ilimleri tahsil etmeden Allah’ın kendisine çeşitli zamanlarda farz’ı-ayn olan amellerden nasiplenmeden. Genç yaşına ve okyanusta bir damla mesabesindeki kısır ilmine bakmadan dünyada sadece kendilerinin menhecinin doğru olduğu düşüncesini taşıması yakışmaz.

  17. kübra said

    hocam ilk öncelikle selamun aleyküm izin verirseniz size ki,tabınız hakkında soru sormak istiyorum lütfen okuyun cepten mesaj kitabınız hakkında bir sorum olocaktı VÜCUDDA ÇIKAN HER SİVİLCE CEHENNEM GIDASININ HABERCİSİDİR bu sö zhakkında daha geniş bilgi veya açıklama yapabilirmisiniz lütfen daha hızlı bilgi albilirmiyiz

    • islamic life said

      bence böyle birşey yok…ilginç…sivilce doğal olarak her insanda var😕

  18. islamic life said

    geçen yazdıklarım yok yorumlarım neden görünmüyor?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: