BBC İslam

İman etmeden mücadele edilemez mücadele etmeden de iman etmiş olunmaz.

Hediye Ninenin Anlattıkları !!!

Posted by bbcislam Haziran 25, 2009


nine

hediye nine1920’lilerde bu ülke halkına reva görülen zorunlu göçler ve faşizan uygulamalar sonucunda yaşanan katliamlara nasıl yaklaşılması gerektiği görmezlikten geliniyor. İşte o dönemin son tanıklarından 90 yaşındaki Hediye Ninenin anlattıkları…

Şeyh Said’in yardımcılarından Aliye Feti’nin 1919 Diyarbakır Hani Doğumlu olan kızı Hediye Akyıldırım’ın yaşadıkları ise o dönemde Müslüman Kürt halkının maruz kaldığı insanlık dışı uygulamaları gözler önüne seriyor. Şeyh Said Kıyamında babasının ayaklanmaya katıldığı gerekçesiyle çok ağır işkencelerle katledildiğini anlatan asırlık Hediye nine, o günleri anlatırken sanki o acıları yeniden yaşıyormuşçasına gözyaşlarına hâkim olamıyordu.
500 kadın ve çocuk aylarca soğuk ve açlığa mahkûm edildik


Kıyamdan sonra tamamı kadın ve çocuk 500 kişinin penceresiz ve zemini beton olan (Şuan Müze olan Saraykapı) cezaevinde toplandığını söyleyen Hediye Nine, “Burada pencerelerde cam yoktu, rüzgâr gelmesin diye pencere yerlerine tahta çaktılar. Çocuklar beton üstünde yatıyorlardı. Şeyh Said Efendi’nin hanımı ve iki kızı da bizimle beraberdi. Şeyhin oğulları da oradaydı. Selahaddin Efendi 10 yaşlarında Şefik ise 5 yaşlarındaydı. Şeyh Said Efendi’nin kızı Şefika hâlâ yaşıyor. O da benim yaşlarımda ve Dicle’de yaşıyor. Yaşımız küçük olduğu için hapishane bahçesinde dolaşabiliyorduk. Bahçede bir çeşme vardı. Küçük kardeşimi çeşmeye götürüp temizliyordum. O sırada Şeyh Said Efendi ve arkadaşları mahkemeye götürülürken gördüm. Mustafa Bey ve Salih Bey önde, Şeyh Said Efendi, Şeyh Muhammed ve Hasan Efendi de arkalarındaydı. Bir taburun yarısı önlerinde yarısı da arkalarındaydı. Süngüleri takılıydı ve uygun adımlarla gürültülü bir şekilde yürüyorlardı” dedi.

Ekmeğimizi bile elimizden aldılar
“Bizim suçumuz neydi? Biz ne yapmıştık ki bizi de götürmüşlerdi” diyerek yaşadıkları zulmü dile getiren Hediye Nine o günleri şöyle anlatıyor: “Bir sene savaş yapıldı. Babam esnaftı, dükkânını satıp, parayı anneme vermiş, “bunu çocuklarıma harca” demişti. İki ineğimiz vardı. Her şeyimiz vardı. Anam o parayı cebine değil de bir sandığa koymuştu. Bir gece yarısı bir tabur asker evimize baskın yaptı. Bizimle beraber o parayı da alıp götürdüler. Evdeki herkesi de tutuklamışlardı. Bizim elimizden bir şey gelmiyordu. Biz hükümetle savaş mı yapıyorduk? Annemin elinde 1 senelik çocuk vardı. Ona süt emziriyordu. Anamın korkudan sütü kesildi. Diyarbakır Saraykapısı hapishanesine götürdüler. Bir sene boyunca yıkanamadık, üzerimizdeki elbiseleri çıkaramadık. Bir sene boyunca karda kışda ateş görmedik, havalar çok soğuktu. Sıcak su yoktu, kuru ekmek vardı sadece. Azıcık ekmek veriyorlardı, kimseye yetmiyordu.”
15 Yaşında bir genci idam ettiler
Yaşı küçük olduğu için askerlerin zaman zaman dışarı çıkmasına izin verdiğini anlatan Hediye Nine, “Bir gün Şeyh Said Efendi’nin hanımı bana para verdi. Dışarı çıktım bir şeyler alacaktım, belediyenin önüne gittim, bir darağacı vardı. Baktım 15 yaşında bir genç oğlanı asmışlardı. Bir görseydiniz!! Elbiseleri yeniydi, siyah bir kumaş vardı üstünde, ayakkabısı da yeniydi. Kur’an hakkı için doğru söylüyorum yüzü gülüyordu. Sanki başı yana düşmüştü saçı parlıyordu. Yanakları kırmızıydı. Onu görünce yüreğim yandı”
Babamın vücuduna pekmez sürüp arıların önüne koydular
Babasının bir gün ailesini görmek üzere köye girdiğinde askerler tarafından yakalandığını anlatan Hediye Nine, “Askerler babam köye gelince onu yakalayıp bir yere bağladılar. Babamın vücuduna pekmez sürdüler, arılar gidip onu ısırıyordu. Bütün vücudu şişmişti. Askerler bunu temmuz ayında yapıyorlardı havalar da çok sıcaktı. Babam Şeyh Said Efendi’nin yanında çok kıymetli biriydi. Şeyh Said Efendi’nin askerleri geceleyin baskın yapıp babamı kurtardılar” dedi. Daha sonra babası Ali Bey ile bazı arkadaşlarının Şeyh Said Efendinin verdiği bir görev üzerinde iken kendilerine yolda pusu kurularak tekrar tutuklandığını anlatan Hediye Nine, “Bir bölgede Şeyh Said Efendi’ye ait silahlar varmış. Babamla beraber yirmi kişilik bir ekip oluşturuluyor, bu ekip silahları getirmeye gidiyorlar. Bazıları onların geldiğini ihbar etti. Bir tabur asker onlara pusu kurdu. Aralarında üç gün boyunca çatışma çıktı. Mermileri bitti, ne yapsınlar? Hepsi sabah namazı için abdest alıp namaz kıldılar. Bu olayı Şeyh Fettah Efendi bize anlatmıştı. Kendisi nehir kenarında yürüyerek oradan uzaklaşmış. Bir keramet eseri onu görmemişler. O nehirden boğulma sesleri geliyormuş. Askerler: “Biri suda boğuluyor! Biri suda boğuluyor!” diye bağırıyorlarmış. Şeyh Fettah Efendi ise arkasına bakmadan oradan uzaklaşarak canını kurtarmış. Diğerleri babam dâhil ise kafaları kesilerek şehit edildiler” şeklinde konuştu.
Kesik başları süngülere takıp şehirde dolaştırıyorlardı
Askerlerin babasını ikinci yakalayışlarında başını kestiklerini gözü yaşlı anlatan Hediye nine, “Canlı canlı kesmişlerdi. Başlarını çuvallara doldurup Diyarbakır’a getirmişlerdi. Babam ve arkadaşlarının kafalarını süngülere takmışlardı. Mardinkapı ve Dağkapı arasında götürüp getiriyorlardı. Bütün millet orada toplanmıştı, ben merak ettim ne olmuş diye, dediler: “Şeyh Said Efendi’yi asmışlar. Eşkıyaları da yakalayıp başlarını kesmişler.” Ulu Cami’nin demir korkulukları vardı. Başları sivriydi. Bazılarının kafalarını kesmişlerdi ve birer demire asmışlardı” ifadelerini kullandı.

3 Yanıt to “Hediye Ninenin Anlattıkları !!!”

  1. Anonim said

    iyide fotodaki kim aba hediye değil lütfen gerçeğini koyarmısınız

  2. atik yıldırım said

    bu kadın da kim hediye ninenin gerçek resmini bulamıyorsanız kapatın sitenizi pazarda meyve satın…

  3. Anonim said

    ayıp etmişler

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: