BBC İslam

İman etmeden mücadele edilemez mücadele etmeden de iman etmiş olunmaz.

Faiz Neden Haramdır ?

Posted by bbcislam Mayıs 5, 2009


Eğer durmadan artan enflasyon karşısında paramızın değerini banka faizleri sayesinde koruyabiliyorsak, İslam faizi neden haram kılmıştır ? Faizin zararları nelerdir ki :slam onu yasaklamıştır ?

“Allah alışverişi -karı- helal kılmış, faizi yasaklamıştır.”


Öncelikle ekonomik bir kuralın altını çizerek belirtelim. Faiz, enflasyona neden olur. Bir ülkede ne kadar faiz varsa, o faiz oranının belli bir oran üstünde, o ülkede enflasyonda olur. Batıda enflasyon % 2-3′ tür. Çünkü faiz oranları batıda % 2 civarındadır. Yani bir ülkede faiz varsa enflasyonda vardır. Enflasyona karşı insanlar faize hücum ettikçe, enflasyonu artırırlar. Enflasyonun düşmesinin ilk temel şartı faizlerin aşağı çekilip, sıfırlandırılmasıdır.

Ayrıca faiz enflasyon karşısında paranın değerini koruyamaz. Uzun vadede faiz, enflasyon karşısında paranın değerini eritir.

Mesela 1990 yılında bir ev alacak parayı bankaya, faize yatıran bir insan, 10 yıl sonra bu parayı bankadan çekse, o para ile, bir evin yarısını bile yaptırtamaz… Bu nedenle Hz. Resul : ” Faiz malı eritir ” buyuruyorlar.

Faizin doğurduğu enflasyon karşısında, faizli o para değerini kaybetmiş, erimiş olur.

Kısaca, enflasyondan kaçarken, aslında enflasyonun en büyük nedeni olan faize tutulmak , eldeki paranın da erimesine sebep olmaktadır.

Günümüz sol ideolojisi faizle, kârı-alışverişi- aynı kefede görüp, her ikisini de yasaklarlar. Bu mantık 1400 sene önce müşriklerde de vardı. Hz.Resul dönemindeki müşrikler ” Alışverişte, karda faiz gibidir ” görüşünü savunuyorlardı. Yani isimler, insanlar değişse de, bâtıl fikirler hep aynı mantığı taşıyorlar. O dönemde ki komünistlerin ismi müşrik, şimdiki müşriklerın adları komünist, isim ayrı kafa hep aynı…Tarihinde özeti bu değil mi belki de …!

Faiz, enflasyonun anasıdır. Faiz ertelenen enflasyondur. Bunu bir örnekle açıklayalım : Zeki ama parası olmayan bir insan düşünelim. Bir gömlek fabrikası açacaktır, fakat parası yoktur. Bu zeki adam bankaya gider ve kredi ile bankadan borç alır . Mesela kredi olarak100 lira almıştır , banka bir sene sonra ondan 200 lira geri istemektedir.

Bu kişi bir fabrikada açar ve gömlekleri üretmeye başlar. Şimdi bir gömleğin üreticiden (fabrikadan), toptancı ve perakendeci vasıtasıyla, maliyet, kar, faiz oranlarına göre fiyatlarının tüketiciye yansımasını safha safha görelim: Üretici (diyelim ki ) gömleğin tanesini 2 liraya mal etsin (elektrik, kumaş, işçi ücreti… dahil). Üretici kârda elde edecektir ( diyelim ki 1 lira) , gömleğin fiyatı 3 liraya yükselir. Üretici bankaya faizli borcunu ödeyecektir. Bu borcuda bütün gömleklerinin fiyatlarına bölüştürür, gömleğin fiyatı böylece 4 liraya yükselir. Üretici devlete vergide verecektir, bunu da fiyatlara yansıtır (cebinden verip zarar yapmayı düşünemez !…). Bir gömleğin üreticiden çıkış fiyatı 5 liraya yükselir. Aynı şekilde fiyatlara vergi, faiz, kâr yansıması toptancı da , sonra perakendeci de (mağazada) olur. Toptancıdan gömleği alış fiyatı (maliyeti) 5 liradır. Üzerine kâr, faiz, vergiyi koyar, fiatı 8 liraya çıkar. Aynı durum mağaza sahiplerince de uygulanır. Maliyet (8 lira) artı, vergi, faiz, gömlek 11 liraya yükselir (İslam’da faiz olmadığı gibi vergide, ana paradan, üreticiden direk alınır, vergi borcunun ürettiği mallara yansıtılmasına engel olunur…).

Böylece 2 liraya mal olan, kârla 3 liraya satılacak mal, tüketiciye 11 liraya yansır. Bunun 3.5 lirası faiz, 3.5 lirası vergi, 3.5-4 liras da maliyet artı kardır. İşte enflasyon, işte hayat pahalılığı budur.

Başka bir örnek verelim :

Zengin bir adam 100 lirasını %50 faizle bankaya yatırır. Bir yıl sonra 150 lirası olacaktır. Banka bu parayı alır, kendisinden traktör almak için kredi (üzerine faiz bindirilen borç ) isteyen çitçiye % 100 faizle borç verir. Banka bir yıl sonra 200 lira alacaktır.

Çiftçi traktörü alır, çalışır, alın teri döker, yorulur… 200 lira borcu bir yıl sonra bankaya öder. Çalışan çiftçi; kazanan,zengin-banka ortaklığı olur ve çark böylece dönmeye devam eder.

Peki islami bir ortaklık, faizsiz bir fabrika nasıl kurulabilir? Fabrika için beş şeye ihtiyaç vardır :

Çalışacak işçi, fabrikanın kurulacağı arsa, idareci-planlamacı mühendisler, makineler ve fabrika binası için para ve yol, su, elektrik… ihtiyacını karşılayacak bir devlet desteği.

Bir köy ahalisi işçi olarak çalışır, arsa olarak o köyün boş bir arazisi satın alınır, zeki insanlar planlamayı yapar, zengin bir insan parasını ortaya koyar, devlette; iş, toprak, zeka ve parayı çalıştıran bu ortaklığa yol, su, elektrik… yardımlarında bulunur. İşsizliği engelleyen, arsayı çalıştıran, zeka göçünü önleyen, parayı yastık altından çeken, devlete belli bir mali destek sağlayan, faizin, enflasyonun olmadığı bir fabrika, böylece kurulmuş olur.

Daha sonra beş grubun her biri, üretilen malın ortaya çıkmasındaki katkılarına göre paylarını alır.

Sömürü yok, işsizlik yok, enflasyon yok… Çünkü islam var. …Çok kısa özetle faiz ve zararları bunlardır.

KÂR VE SOSYALİZM
Küba devrimine ilgi duyup havaiye giden Fransız filozof ve ekonomist Charles Bettelheim ,Che’ye ”…çalışanların , üretimin artmasına ve kalitenin yükselmesine özen göstermelerini teşvik edecek bir ücret uygulamasını savunur…” ( yani kârı ; uyarıcı ücreti savunur) ama Che “ bunlar kapitalizmin uyarıcılarıdır , bunlar yerine moral uyarıcıların olması gerektiğini savunur. “ ve bu görüşü reddeder. Bettelheim teorisinde iddialıdır: ”Deneyimlerim bana , moral uyarıcıların , üretim üzerinde hiç bir yararlı etkisi olmadığını göstermiştir.

FAİZ İLE ALIŞ VERİŞ( KÂR ) ARASINDA İKİ FARK VARDIR
RİSK: KÂR – ZARAR ORTAKLIĞI VE SARF EDİLEN EMEK.
KAPİTALİST SİSTEMDE KÂR DA FAİZ GİBİ ZARARLIDIR!MESELA PEŞİN BİR MAL X LİRADIR AMA VADELİ OLUNCA 2X LİRA OLUR, BU SİSTEMİN BİR SORUNUDUR.




AKBANK
… 1.000’e yakın çalışanını işten çıkaran Akbank, dokuz aylık bilançolar dikkate alındığında borsanın en karlı bankası. Ancak bankanın 9 aylık karı dolar bazında yüzde 34 düşmüş durumda. (Döviz kurlarındaki yükselişten kaynaklanıyor) … 2001 YILINI UNUTMAMANIZ GEREKİYORDU! : Krizin nedenleri üzerine dönemin (22’inci dönem) milletvekillerinden bir Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu. Onlarca uzman çalıştırıldı. Ve 1130 sayfalık bir rapor yayımlandı.Raporun 289’uncu sayfasının (Ziraat Bankası’nı inceleyen) son cümlesini aktarıyorum: “Banka, (Ziraat Bankası) 19.02.2001-23.02.2001 tarihleri (5 günlük bir süreçten bahsediyor) arasında en çok Akbank A.Ş’den ortalama yüzde 2.318 (yanlış değil yüzde ikibinüçyüz) maliyetle borçlanmış ve bu dönemde sözkonusu bankaya (Akbank’a) 110 trilyon TL faiz ödemiştir.”Raporun 299 sayfasında ise Akbank ile Halk Bankası arasındaki durum şöyle özetleniyor: “Bankaca, (Halk Bankası) 19.02.2001/02.03.2001 tarihleri arasında (yine 5 günlük bir süreden bahsediyoruz) Akbank A.Ş’den günlük ortalama olarak 572.350 milyar TL borçlanılmıştır. Bu borçlanmalar nedeniyle maruz kalınan faiz gideri 286 trilyon 423 milyar TL7dir. Akbank A.Ş’inden yapılan borçlanmaların ortalama faizin maliyeti yüzde 1.801 (Yüzde binsekizyüzbir) olarak hesaplanmıştır.” Anlayacağınız, (Resmi raporlara girdiği kadarını yazıyorum) Akbank 2001 krizinde sadece 5 günde, iki kamu bankasından (yüzde binlerin çok üzerinde bir faiz uygulayarak) 400 trilyon lira (bugünün parasıyla 300 milyon dolar) para kazanmış bir bankadır… Ben o bankanın yönetici olsam, Suzan Sabancı’ya bunu hatırlatır, “Efendim geçtiğimiz krizde kamu bankalarından beklenmedik ve anormal bir gelir elde ettik. 5 günde 300 milyon dolar faizden para kazandık. Kazandığımız para, kamu bankalarının zararı olarak Hazine tarafından karşılandı ve bunu toplum ödedi. Bugün bırakın da yılda 24 milyon dolar zarar edelim. En azından bu topluma ve Türk ekonomisine karşı bir sorumluluğumuz var” derdim. ( Yavuz Semerci- 17.11.2008)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: