BBC İslam

İman etmeden mücadele edilemez mücadele etmeden de iman etmiş olunmaz.

Hasan El Benna’dan gençliğe 20 tavsiye

Posted by bbcislam Nisan 30, 2009


Hasan El Benna’dan gençliğe 20 tavsiye

Ömrünü İslam’a vakfeden Şehid İmam Hasan El Benna’dan her yaşta Müslümanın kulağına küpe olacak 20 altın tavsiye…

1-Şartlar ne olursa olsun ezanı duyduğunuz zaman namaza kalkın.

2-Kur’an’ı Kerim’i okuyun, inceleyin veya dinleyin. Azıcık zamanınızı bile yararsız işlere ayırmayın.

3-Dilinizi düzgün konuşmaya çalışın. Çünkü bu Müslüman olmanın belirtisidir. Arapça’yı öğrenin, çünkü Kur’an en güzel şekilde Arapça ile anlaşılır.

4-Hiç bir konuda aşırı tartışmayın. Zira gösteriş hiç bir zaman yarar sağlamaz.

5-Fazlaca gülmeyin. Çünkü Allah’a bağlı olan gönül, sakin ve vakarlı olur.

6-Maskaralık yapmayın. Çünkü mücahid bir millet, ciddiyetten başka bir şey tanımaz.

7-Dinleyicinin işiteceğinden fazla sesinizi yükseltmeyin. Çünkü bu bencillik ve eziyet vermektir.

8-Kişileri çekiştirmek ve tavırları küçümsemekten sakının. Hayırdan başka bir şey konuşmayın.

9-Karşılaştığınız kardeşlerinizle sizden istemese bile tanışmaya bakın.

10-Görevler vakitlerden fazladır. Vakitten yararlanmak için başkasına yardımınızı esirgemeyin. Yapacak bir göreviniz varsa onu en kısa yoldan en güzel şekilde bitirmeye çalışın.

11-Her hususta temizliğe önem verin. Evinizde, elbiselerinizde, vücudunuzda, iş yerinizde. Çünkü bu din, temizlik üzerine kurulmuştur.

12-Ahdinize, sözünüze ve vadinize vefa gösterin. Şartlar ne olursa olsun bunlara muhalefet etmeyin.

13-Okuma ve yazmanızı sağlamlaştırın. Müslümanların gazete ve dergilerini çokça mütalaa edin. Küçük de olsa kendinize ait bir kütüphaneniz olsun. İhtisas sahibi iseniz branşınızda derinleşin.

14-Hükümet vazifelerine düşkün olmayın ve onları rızkın en dar kapısı olarak bilin. Ama size verildiği zaman da reddetmeyin. Davanın vecibeleri ile tamamen çatışmadığı müddetçe bu vazifelerden ayrılmayın.

15- Malınızın bir kısmı ile davaya katılın, üzerinize farz olan zekâtı cemaate verin. Geliriniz ne kadar az olursa olsun, ondan fakir ve yoksullara bir hak ayırın.

16- Az da olsa malınızın bir kısmını beklenmedik hadiseler için ayırın ve katiyen lüks eşyaya kapılmayın.

17- Durmadan tevbe ve istiğfar edin. Uyumadan evvel birkaç dakikanızı nefsinizi muhasebeye ayırın. Şüpheli şeylerden kaçının ki harama düşmeyesiniz.

18- Eğlence yerlerine yaklaşmak şöyle dursun, onlara karşı bir savaşa girişmelisiniz. Bütün konfor ve rehavet görüntülerinden uzaklaşın.

19- Her yerde davanızı yaymaya çalışın. Nefsinizle şiddetli bir şekilde mücadele edin ki, onun yularını ele alasınız; gözünüzü haramdan ayırın, duygularınıza hâkim olun.

20- Sürekli cemaatle ruhen ve amelen bağlantılı olun ve kendinizi daima kışlasında emir bekleyen bir asker gibi kabul edin.

Hasan el Benna kimdir?
17 Ekim 1906’da Mısır’da doğan Hasan el Benna dini ve ilmi yönden köklü bir aileye mensuptur. İslam’ın tam anlamıyla yaşandığı bir evde doğması onun hayatını çok etkilemiştir. Daha küçük yaşlardan itibaren takva ve zühd dairesinde yaşamaya başlamış, henüz çocuk denebilecek yaşlarda, gece namazlarına ve Pazartesi – Perşembe oruçlarını tutmaya özen göstermiştir. Kendi kendisine Kur’an-i Kerim’in yarısını ezberleyen Benna, 15 yaşında da hafızlığını tamamlamıştır.
Lise eğitimi sırasında, okulda; “kötülüklere karşı mücadele” adında bir dernek kurmuş ve bazı önemli şahsiyetlere mektuplar göndererek onları uyarmaya başlamıştı.

Liseden mezun olduğunda Mısır’daki tüm öğrenciler arasında, ders notları bakımından ilk beşe giren Hasan el Benna, üniversiteyi bitirdiğinde ise kendisi kadar yüksek dereceli hiçbir öğrenci bulunmuyordu. Üniversiteyi birincilikle bitirdi.

İngiliz işgaline direniyor
* Hasan el Benna’nın tayini, İsmailiye’deki okullardan birine atanmıştı. Mısır, o sıralar İngiliz işgali altında idi. İngiliz ordu birlikleri güçlerini İsmailiye’de toplamıştı. Yoksul ve fakir olan Mısır halkının büyük çoğunluğu, İngiliz şirketi olan ‘Süveyş’te işçi olarak çalışıyordu. İngilizlerin işgali sebebiyle, Mısır’da her türlü rezillik meşru hale gelmişti. Mısır halkının ezildiğini ve her geçen gün dininden uzaklaştığını gören Hasan el Benna İngiliz işgaline karşı halkı bilinçlendirmek için konuşmalar yapmaya başladı.

22 yaşında bir kahraman
Konuştuğu kahvehanelerde onu dinleyenlerden altı kişi, bir akşam Benna’nın evinde toplandı. Konuşmalarından etkilendikleri Hasan el Benna’ya ne yapmaları gerektiğini sormuşlardı. O akşam Hasan el Benna’nın evinde sözleşen yedi kişi, daha sonra tüm İslam dünyasını derinden etkileyen “Müslüman kardeşler” teşkilatını kurmuş oldu. Hasan el Benna, bu büyük hareketi başlattığında sadece 22 yaşında idi. Gençti ama bir önemi yoktu çünkü 21 yaşında İstanbul’u fetheden Fatih’le aynı peygambere inanıyordu.

Hasan el Benna, çalışmalarını daha yaygın hale getirebilmek için İsmailiye’den Mısır’ın başkenti Kahire’ye geçti. Teşkilatının merkezini kurdu. Köyleri gezdi, şehirleri dolaştı. Gittiği ve konuştuğu her yerde binlerce insan Müslüman kardeşlere üye oluyor ve çalışmaya söz veriyordu. Bu toplumsal bilinçlenme Mısır iktidarını korkutuyordu.

İsrail işgaline karşı tek başına
1947 yılında İngilizler, işgal ettikleri bir başka Müslüman toprağı olan Filistin’den çekilip yerlerine Yahudileri bıraktılar. Hasan el Benna bu işgal ve Müslüman katliamına şiddetle karşı çıktı. Müslüman kardeşleri örgütleyip, direniş için Filistin’e gönderdi. Bütün bu gelişmeler, İngilizler ve Yahudilere yaranmaya çalışan Mısır’ın kukla idarecisi Kral Faruk’u kaygılandırmıştı. Kral Faruk, Benna’nın öldürülme emrini verdi.

Rabbine tertemiz döndü; çünkü şehit oldu
Hasan el Benna, 12 Şubat 1949’da Kahire’nin en büyük caddelerinden birinde arabası durdurularak polisler tarafından kurşunlandı. Hastaneye kaldırıldı ve orada müdahale edilmeyerek kan kaybından ölmesi sağlandı.

Hasan el Benna’nın ölümünden hem İngilizler hem Kral Faruk hem de Yahudiler fazlasıyla memnun kaldılar. Ama anlayamadıkları şu ki, Müslüman kardeşler teşkilatı, daha da büyüyerek bütün İslam dünyasını etkiledi. Ne Kral Faruk ne de diğerleri hayırla yâd ediliyor. Ama Hasan el Benna, ölümünden 60 yıla yakın bir zaman geçtiği halde, hala Müslümanların kalbindedir. O kadar zaman geçtiği halde Türkiye’de bir gazete sayfası onu rahmetle anabiliyor. Bu şu demektir ki; Hasan el Benna’nın davası yepyeni bir dünyanın kapısını aralayacaktır. Bir gün mutlaka!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: